nasıl gidilir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
nasıl gidilir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Ocak 2015 Salı

Aydos Tepesi Ormani İstanbul

Aydos Tepesi İstanbul

Aydos Omanı Mesire yeri  ile Eşsiz Oksijen hava deposudur ve Aydos Göleti ise bu parçaları görsel olarak tamamlayan son parçadır. İstanbul’da hala böyle güzel Ormanlar görmen insanı mutlu ediyor. Bu güzel Atmosferde çayınızı yudumlayıp göle karşı piknik yapabilirsiniz.537 metreyle istanbul’un en yüksek noktası olan Aydos Tepesi rahatlıkla görülebilir. Osmanlı imparatorluğu döneminde av alanı olarak kullanılması çam ağaçlarından oluşan ormanının ne denli zengin olduğunu ortaya koymaktadır. Aydos Gölü iste Aydos Tepesi’nin tam zıttı istikamette bulunuyor.4 farklı giriş bölümü bulunan 6620 dönümlük mesire yerindeki gölet, çevresindeki ekolojik bütünlük küçük bir Uzun Göl manzarası oluşturmaktadır. Piknik sahaları, büfesi ve koşu parkurları oldukça bakımlıdır.
aydos-tepesi02 
Aydos Tepesi: 537 metrelik tepe yüksekliği ile İstanbul’un en yüksek noktasıdır. Kartal ilçesinde bulunan Aydos Tepesi, adını Roma ve Bizans döneminde bugünkü Sultanbeyli İlçesi sınırları içinde kalan Aydos Kalesi’nden almıştır.
Pendik’in kuş uçumu 9 km kuzeyinde, yüksekliği 537 metre olan bir tepedir. Güneyden bakıldığında konik görünen tepe, kuzey-güney doğrultusunda uzanan bir yükseltinin güneyde son bulan en yüksek noktasıdır.
Aydos Ormanı: Anadolu Yakası’nda geçmişte bulunan güney ormanlarının günümüze ulaşan parçalarından biridir. Çevresi Kartal,Pendik ve Sultanbeyli ilçelerine bağlı yerleşim alanlarıyla sarılmış durumdadır.
aydos-tepesi05
Aydos Göleti: Aydos Gölü, Ormanın içinde ve Aydos Tepesi’nin tam zıttı istikamette bulunuyor. Gölün içerisinde farklı bitli örtülerini görme ve bol bol resim çekme şansına da sahipsiniz.
Aydos Ormanı Nerede Nasıl Gidilir?
Araç İle Ulaşım: E-5 ve TEM bağlantılarıyla Kartal-Yakacık ve Sultanbeyli istikametlerinden rahatlıkla ulaşılabiliyor.

Ataturk Arboretumu


Atatürk Arboretumu

Atatürk Arboretumu

Atatürk Arboretumu’na gittiğinizde bol bol fotoğraf çekip, göl kenarında romantik anlar yaşayabilirsiniz. Orman Genel Müdürlüğü İstanbul Orman Bölge Müdürlüğü’nün Bahçeköy Orman İsletme Müdürlüğü’ne bağlı bir isletme şefliği olan arboretum kelime anlamı da ağaç ev demektir. Belgrad Ormanı’nın güneydoğusunda, 345 hektarlık alana kurulmuştur. Arboretumda 1500’ü aşkın bitki türü vardır. ayrıca hatırı sayılır bir soğanlı bitkiler koleksiyonu da bulunmaktadır.
?????????????????? 
Atatürk Arboretumu’nda çok özel bitki türleri bulunmaktadır. Ve bu bitki türleri bilimsel araştırma ve gözlem amacıyla kurulmuştur. Sizlerden ricamız bu bitkilere zarar verecek davranış ve hareketlerden kaçınmanız. Anlayışınız için şimdiden çok teşekkür ederiz..

ataturk-arboretumu02 
Arboretumlar bilimsel araştırma ve gözlem amacıyla orijini ve yaşları belli, her biri doğru ve dikkatli bir şekilde bir araya getirilmiş olan çoğunluğu ağaç ve diğer odunsu bitki taksonlarının uygun seçilmiş alanlarda yetiştirilip sergilendiği tabiat parçalarıdır. Başka bir açıdan bakıldığında arboretumlar eğitim ve bilimsel yanları ağır basan bilgi, emek ve sabırla meydana getirilmiş birer canlı bitki müzeleridir.
ataturk-arboretumu04 
Yeryüzünde kuruluşları yüzyılların ötesine dayanan arboretumların fonksiyonları çok çeşitlilik gösterir. Bunlar; ilk ve orta öğretimden üniversite düzeyine kadar tüm öğrencilere ve çevre halkına otsu ve odunsu bitkiler hakkında bilgi vermek, onları yetişme alanlarında tanıtmak, çevre koruma bilincinin gelişmesine katkıda bulunmaktır. Bunun yanında, dünyanın dört bir tarafındaki eksotik ve endemik bitkileri iklimin müsaade ettiği oranda bir araya toplayarak uzun ve pahalı seyahatlere gerek kalmadan insanlara tanıtmak ve bunların içinden süsleme değeri olanları seçme imkanı sağlamak, nesli kaybolma tehlikesi altında bulunanları koruma altına almak, yabancı orijinli türlerin ülkemize uygunluğu konusunda çalışmalar yapmak da Atatürk Arboretumu’nun görevleri arasındadır.
ataturk-arboretumu06
Atatürk Arboretumu’nun ilk amacı basta İ.Ü. Orman Fakültesi öğretim üyeleri ile öğrencileri olmak üzere Orman Bakanlığı bünyesindeki ilgili kuruluşlar ile orman mühendisleri, peyzaj mimarlarının, diğer fakülteler ile araştırma kurumlarının, yerli ve yabancı bilim adamlarının, doğa severlerin yapacakları incelemelere, bilimsel araştırmalara her yönü ile açık bir canlı laboratuar olarak hizmet vermektir.
Atatürk Arboretumu, Sarıyer ilçesinde bulunan floristik zenginliğiyle birçok yerli ve yabancı botanikçinin ilgisini çekmiş bulunan ünlü Belgrad Ormanı’nın güneydoğusunda 296 hektarlık bir orman parçası üzerinde kurulmuştur. Sınırları içinde Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan Kirazlıbent ile 1916 yılında Neşet Hoca tarafından kurulan Türkiye’nin ilk fidanlığını barındıran Atatürk Arboretumu yeryüzündeki diğer arboretum ve botanik bahçeleriyle tohum ve fidan temini konusunda işbirliği içerisindedir.
ataturk-arboretumu03
Atatürk Arboretumu’na Nasıl Gidilir? 
Araç İle: Sarıyer yönünde Büyükdere Caddesi istikametinde Hacıosman’a gelindiğinizde tabelaları takip edebilirsiniz. Bahçeköy yoluna saparak ilerleyiniz. Bahçeköy’e geldikten sonra, İstanbul Ünivers. spor salonunun karşısındaki Kemerburgaz Yolunun sol tarafından dönerek 400-500 m ilerledikten sonra solda arboretumu görebilirsiniz. Ayrıntılı yol bilgisi için aşağıdaki Krokimizi inceleyebilirsiniz.
Adres:  Sarıyer Köyü 34450 İstanbul
Telefon: (0212) 226 1929

17 Kasım 2014 Pazartesi

Devrim Otomobili Eskisehir


Devrim Otomobili Türkiye’nin ilk ve tek yerli otomobil deneyimidir. 1961 yılı Cumhuriyet Bayramı törenlerinde Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel‘in kullanımına sunulan bu araç dört buçuk ay gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır. Türkiye teknoloji tarihi açısından büyük bir devrime işaret eden bu araba ne yazık ki seri üretime geçememiştir.
Devrim Otomobili’nin tarihi 1960 darbesi sonrasına dayanır. Dönemin Milli Birlik Komitesi Başkanı ve Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel 1961 yılı Cumhuriyet Bayramı törenlerine yetişmesi şartıyla bir otomobil yapılması emrini verir. Projenin başına da Engin Bozoğlu getirilir. Bozoğlu Devlet Demiryolları Fabrikaları ile Cer Daireleri bünyesinde çalışan mühendis ve teknik ekipten oluşan bir grubu Ankara’da toplar. Burada otomobilin üretilme yeri olarak Eskişehir demiryolu tesisleri kararlaştırılır.
Devrim Otomobili’nin tarihsel serüveni içinde Eskişehir daima önemli bir yer tutmuştur. Sivas ve Ankara’da otomobilin ilk motoru inşa edilmiş, bu motora daha sonra A tipi motor adı verilmiştir. Montaj ve deneme sırasında yaşanan aksaklıklar sebebiyle bu motorun bir türevi üretilmiş, buna da B tipi motor denilmiştir. B tipi motor tamamen Eskişehir fabrikalarında üretilmiş, burada montajlanmıştır.
devrim arabası 1
Devrim Otomobili’nin üretildiği yer olarak Tülomsaş fabrikalarının geçmesi tesadüf değildir. Dönemin en önemli ulaşım teknolojileri fabrikası o dönemde henüz yan sanayi ve yedek parça üretimiyle sınırlı kalsa da Türkiye’nin bu alandaki en önemli tesisini oluşturmaktadır. Bu anlamda döneminde Türkiye sadece bu fabrikaya zorunlu kalmıştır.
Devrim Otomobili’nin üretilmesi bir hayalin sonucudur. Her ne kadar sürdürülebilir bir ekonomi ve sanayi hamlesinin bir sonucu olmasa da askeri gerekler için tasarlansa da bu hayalin bir yansıması olmuştur. O dönemde bu aracın üretilmiş olması ülke ufkunda sıçramaya yol açmıştır. Bu gün de geçmişin ufkunu yansıtması açısından bu otomobilin sergilenmesi önemli bir kültür ve yakın tarih anlatımı hizmetidir.
Devrim Otomobili’nin yapımında insan üstü bir emek harcanmıştır. Fabrikadaki çalışma alanında geceli gündüzlü aylarca çalışan kalifiye ekip projenin sonuca kavuşmasını adeta kişiselleştirmiştir. Bu kişiselleştirme döneminde heyecan yarattığı gibi şu anda da ilham kaynağı olmayı sürdürmektedir. Öyle ki üretimi konu edinen ve dönemin ruhunu anlatan Devrim Arabaları filmi piyasaya sürüldüğü dönemde gişe rekorları kırmıştır. Bu durum yurttaşların bu tarz bir başarıyı ulusal onur olarak görmelerinin bir sonucudur.
Devrim Otomobili’nin sergilendiği fabrika Eskişehir Tren Garı‘ndan Porsuk Meslek Yüksekokulu’na giden yol üzerinde bulunmaktadır. Tıpkı Haydarpaşa gibi Eskişehir Tren Garı da inşa edildiği dönemde devasa bir kompleks üzerinde kurulmuştur. Bu gün bu arabanın sergilendiği alan da geçmişte gar bünyesinde hizmet vermekteydi. Ancak zaman içinde gar arazisi tekil bölgelere bölünmüştür.

Devrim Otomobili Ulaşım ve Ziyaret

Devrim Otomobili’nin sergilendiği fabrikaya ulaşım ve ziyaret gayet kolaydır. Şehir içinden geçen 19 ve 23 numaralı minibüslerle Porsuk Meslek Yüksekokulu istikametine çalışan otobüsler buraya ulaşımı sağlamaktadır. Ayrıca kent merkezindeki her hangi bir noktadan da buraya yürümek mümkündür. Otomobili görmek ücretsiz olup mesai saatleri içinde ziyaret mümkündür.

devrim arabası 2


Atlıhan El Sanatları Carsisi

Atlıhan El Sanatları Çarşısı


Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Eskişehir’in çok önemli bir değeri olan lüle taşının yeniden tüm dünyada etkin tanıtımı ve pazarlanması, ayrıca geleneksel sanatlarımıza emek ve hayat veren lüle taşı ustalarımızın himaye ve teşvik edilmesi için 2005 yılında Odunpazarı Belediyesi tarafından hizmete açılmıştır.
Bünyesinde yer alan 25 adet atölyesi ile el sanatlarımızın üretim, teşhir ve satışının yapıldığı Atlıhan El Sanatları Çarşısı, Türkiye’de lüle taşını tanımak ve ürünlerini görmek isteyen vatandaşlarımızın ilk durağı haline gelmiştir.
Atlı Han 1850’li yıllarda Eskişehir’in büyük toprak sahiplerinden Takattin Bey tarafından çevre köy, kasaba ve şehirlerden gelen pazarcıların, seyyahların ve köylülerin hem kendilerinin hem de hayvanlarının konaklamaları için yapılmıştır. Her gün meydanda kurulan odun pazarına, odun satmak için gelen köylüler, önce Atlı Han’a uğrar; öküz arabalarını ve hayvanlarını buraya bırakır, pazara giderlerdi. Akşam olduğunda hana döner geceyi burada geçirirlerdi.
Yapıldığı tarihten günümüze kadar birçok defa el değiştiren Atlı Han genel olarak asıl amacının dışında kullanılmadı. Kurtuluş Savaşı yıllarında bölge Yunanlılar tarafından işgal edildiğinde Beyler Sokak ile Tiryaki Hasan Paşa Sokağının kesiştiği yerdeki bir numaralı evi karargah binası olarak kullanan Yunan askerleri, her gün Atlı Han’ın karşısındaki meydana gelir, hava kararıncaya kadar kendileri için konulmuş masalarda oturur, Atlı Han’ın çay ocağından gelen çayı içerlerdi. Cumhuriyetten sonra Eskişehir Garnizon Komutanlığı, burayı o dönem hanın sahibi Çerkez Hüseyin’den atlarını barındırmak amacıyla kiraladı. Fakat  askerlerin yüzlerce atı her gün iki defa Akarbaşı Camisi’nin bulunduğu mevkiye sulamaya getirip götürürken oluşturdukları gürültüden halkın rahatsız olması nedeniyle birkaç ay sonra hanı boşaltmak zorunda  kaldılar.
O dönemde büyük bir ahşap  giriş kapısı olan hanın ortasına geniş bir avlu hakimdi. Kapının tam karşısındaki bölüm hayvanların konulduğu ahır kısmıydı. Bu hayvanların bakımını yapmak amacıyla ahırın sağ köşesinde bir nalbant dükkanı bulunurdu. Orta kısımdaki kuyu sayesinde hem hayvanların hem de misafirlerin su ihtiyacı karşılanırdı. Hanın zemin katının sol tarafı yan yana dizilmiş döşeklerden oluşan yatakhaneydi. 18. yüzyılda boş bir meydan olan Hicri Sezen Parkı’na dağlardan getirdikleri odunları satmaya gelen köylüler akşam pazar toplandıktan sonra hana gelerek bu döşeklerde yatarlardı. Hanın üst katına, sağ taraftaki merdivenlerle çıkılmaktaydı. Burası yine orta halli kişiler tarafından kiralanan, yan yana yapılmış ufak odalardan oluşmaktaydı.
Atlı Han’da sonraki dönemlerde daha çok ekonomik durumu zayıf olan köylüler barınırken, durumu daha iyi olanlar ise bugünkü Hicri Sezen Parkı’nın karşısındaki günümüzde Bahçeli Kahve olarak bilinen handa  kalırlardı. Atlı    Han hem dinlenilip konaklanan hem hayvanların bakımının yapıldığı hem de içinde çay ocağı bulunmasından dolayı bölge halkının da toplandığı, dönemin bütün sosyal, siyasal ve ekonomik gündeminin oluştuğu bir mekan konumundaydı. Zaman içinde han, Tavafçı Hanı, Odunpazarı Hanı  gibi isimlerle  anıldı.
19.Yüzyılın sonlarına kadar hanın ortasındaki kuyu varlığını korumuştu. Hatta bir söylenceye göre; Yunanlılar, Kurtuluş Savaşı’nda aldıkları ağır yenilgiden sonra bu bölgeden kaçarken altınlarını bu kuyunun içine attıkları söylenmektedir.
20.yüzyılın özellikle ikinci yarısından sonra han eski işlevini yitirerek metruk ve harabe bir hal aldı. Birçok bölümü yıkıldı ya da yandı.
Han, Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi kapsamında 2006 yılında, orjinal mimarisi göz önünde bulundurularak Atlı Han adıyla  Belediyemiz tarafından yeniden inşa edildi. 675 metrekarelik bir alanda yer alan han,  geleneksel mimari unsurları da içinde barındıran bir yapıdır. Zemin ve birinci kat olmak üzere iki kattan oluşan Atlı Han, içinde lületaşı, gümüş, toprak kap ve cam atölyelerinin,  dükkanlarının  bulunduğu  geleneksel el sanatları ürünlerinin teşhir ve satışının yapıldığı bir çarşıdır. Atlı Han bu haliyle bölgenin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapısını iyileştiren en önemli aktörlerden biridir.

Sariyar Baraji ve Hidroelektrik Santrali

Sarıyar Barajı (Hasan Polatkan BarajıNallıhan‘nın Sarıyar mahallesinde olup, Sakarya Nehri üzerinde 1951-1956 yılları arasında inşa edilmiş hidroelektrik enerji üretimi amaçlı bir barajdır. Beton ağırlık tipi olan barajın gövde hacmi 568.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 90 m’dir. Normal su kotunda göl hacmi 1.900 hm³, normal su kotunda göl 83,83 km²’dir. 4 alternetör ile çalışan santral 160 MW gücündeki hidro-elektrik santralinden ise yılda 378 GWh saat elektrik enerjisi elde edilir. Türkiye’nin ilk büyük HES (hidroelektrik santralı) barajıdır. Türkiye’deki tek santral atölyesi’ne sahiptir. Türkiye baraj gölü sıralamasında 6′cı sırayı yer almaktadır.
Nallıhanda gezilecek yerler ve NALLIHAN Turu için TIKLAYINIZ..

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

bizi takip edin...