26 Ocak 2015 Pazartesi

Bu araclarin gercek olduguna inanamayacaksiniz

Bu Araçların Gerçek Olduğuna İnanamayacaksınız!

Daha uzağa, daha yükseğe ve daha hızlı! Bu fütüristik araçlar sizi her maceraya taşıyabilir.

Bisikletle veya yürüyerek doğanın tadını çıkarmak, yüksek tepelere tırmanmak tamam ama biraz motor kuvveti kullanmaktan da kimseye zarar gelmez. Bu bölümde sıra dışı bazı seyahat araçlarını tanıyacağız ve genelde ter dökerek gidilen uzak yerlere bu sefer daha konforlu bir şekilde ulaşacağız. Bu araçlarla gidemeyeceğiniz yer yok, siz yeter ki isteyin.

1.2 milyon dolarlık su altı giysisi
Araç: ExoSuit
Mekan: Derinler!
En çekici yanı: Vurgun yemeden hava soluyabilmek

250 kiloluk bu elbise sizi denizin 330 metre altına kadar konforlu bir şekilde indirebiliyor. Altı kaval, üstü şişhane görüntüsüne bakmayın; bu özel giysinin fiyatı 1.2 milyon dolar. Bu kadar pahalı bir araçla ne mi yapacaksınız? Bilimin hizmetine sunacaksınız elbette. 
 Güneş gücüyle havalanalım
Araç: Güneş enerjisi ile çalışan uçak
Mekan: Gökyüzü
En çekici yanı: Dayanıklılık, süreklilik

Maceracı Bertrand Piccard’ın hedefi kıtalararası, durmadan seyahat edebilen bir hava aracı yaratmak. Piccard dünyanın etrafını havadan tek bir defada dönmeyi planlıyor ve bu rüya uçuş 


 Nereye park ediyorsanız, eviniz orasıdır
Araç: KiraVan
Mekan: Yeryüzü
En çekici yanı: Rahatlık, konfor, kahve

Konforlu macera işini biraz abartalım ama nasıl yapalım diyenler için muhteşem bir seçenek. Gösterişli kevlar lastiklerden, espresso makinesine kadar her türlü konfor unsuru düşünülmüş. Bu şık görünümün yanında, her türlü arazide ilerlemesini sağlayan güçlü dizel motorunu ve 3200 kilometrelik seyahat menzilini de unutmamak lazım.
Tüm bu tasarım harikasının arkasında kızını kampa götürmek isteyen bir baba yatıyor.
Yeni zirvelere ulaşmak
Araç: SkyRunner
Mekan: Gökyüzü ve yeryüzü
En çekici yanı: Havada kalma süresi

Dış mekan maceracılığına farklı bir boyut kazandıran SkyRunner aslında üzerine paraşüt iliştirilmiş bir çöl aracı. Havalandığı zaman 100 kilometre hıza ulaşabilen araç, üstün süspansiyon sistemi sayesinde yere hafifçe temas ederek tekrar havalanabiliyor.
Yollar yürümekle aşınmaz
Araç: Motoped
Mekan: Dağlar
En çekici yanı: Kullanıcı dostu tasarım ve bitmek tükenmek bilmeyen enerji

Red Bull Rampage için tasarlanmış bir makineye şehir içi yollara uygun bir motor monte edildiğini hayal edin. Çok büyük olmamasına rağmen her yere kolayca tırmanan ve geniş taşıma kapasitesiyle sizi oldukça uzak mesafelere kolayca ulaştırabilen bu aracın 1 litre benzinle yaklaşık 51 kilometre yol yaptığını da unutmayın. 
 İstikbal göklerdedir
Araç: Martin Jetpack 
Mekan: Gökyüzü
En çekici yanı: Bu bir Jetpack!

Tek kişilik uçuş ve paraşütle iniş için tasarlanan araç sizi doğrudan maceranın ortasına uçurabilir. Uzun yürüyüşler veya zorlu arazi şartları gibi ayrıntılar sizi hiç ilgilendirmez, motorları çalıştırın ve hedef noktanıza konun.

Üç olabilecekken neden iki tekerlekle yetinelim?
Araç: Üç tekerlekli elektrikli bisiklet
Mekan: Yeryüzü
En çekici yanı: Kullanıcı çeşitliliği

Hemen söyleyelim; bu büyükbabalarımızın zamanında yokuş aşağı kaymak için kullanılan el yapımı oyuncaktan biraz farklı bir şey. Zorlu arazi şartlarında hareket etmek için tasarlanan araç, gücünü fırçasız bir doğru akım motorundan alıyor. Her türlü sporcu ve özellikle engelli maceracılar için ideal bir seyahat yöntemi.


25 Ocak 2015 Pazar

Buz Adamla Tanisin

Buz Adamla Tanışın!

Şortla dağa tırmanıyor, karda çıplak ayak koşuyor ve buzun altında yüzüyor. İşte Buz Adam!


             Wim Hof’un alışılmadık bir yeteneği var. Zihin gücüyle kalp atışlarını ve vücut ısısını kontrol edebilen Hof, kar üzerinde çıplak ayakla dolaşıyor, buz dolu bir küvette birkaç saat kalabiliyor veya bir çölde hiç su içmeden maraton koşabiliyor. Ve tüm bunları yaparak bir yandan da bilim insanlarına yardımcı oluyor; zihni kontrol edebilmenin ekstrem sporlarda -ve hayatta- ne kadar önemli olduğunu kanıtlıyor. 
Soğuklarla ilişkin nasıl başladı?
Her şey ben 17 yaşındayken başladı. O zamanlar kendi kendini kontrol edebilmek üzerine kafa yoruyordum ve bir gün parktayken soğuk suya girmeye karar verdim. Bir dakika kadar süren bu deneyim bana aradığım cevabı vermişti ve o gün bu yolda devam etmeye karar verdim.



İçi buz dolu bir küvette 1 saat 53 dakika kaldın. Bunu nasıl başardın?
Zihnimi ve nefesimi kontrol ederek bedenimi ılık tutmayı başardım. Zihnimle hormonal yapımı düzenledim ve bunu yaparken asla bedensel bir aktivitede bulunmadım – sadece zihnimle yaptım. Hücrelerim %300 daha fazla metabolik aktivite üretti; bu da enerji demek. İşte bu yüzden bedenimi ılık tutabildim. Zihnimle doğrudan hücrelerime gereken enerjiyi üretme emri verdim.




Gerçekten mi?
Bu zamana kadar bilim insanları bana sinir sistemini irademle kontrol edemeyeceğimi söylediler ama tekniklerimle ve bu bilimsel çalışmalarla bunun yapılabileceğini kanıtladım.

Bilimsel bir deneyle bir karşılaştırma yaptık ve yatakta hiçbir şey yapmadan yatan 12 kişinin, hayatında ilk kez bungee jump yapan ve bu yüzden korkuya kapılan insanlardan çok daha fazla adrenalin ürettiğini gördük. 12 kişiden oluşan aynı deney grubuna normal insanları 8 saat kadar hasta eden bir bakteri enjekte edildi ama onlar 15 dakikada toparlanmayı başardılar. 

Macera sporcuları için de iyi haberler var mı?
Heyecan arayan bu tür sporcular genellikle bedenleri üzerinde buna benzer bir kontrolü sağlarlar fakat çoğu bunu bilinçli olarak yapmaz. Yöntem aslında aynı. Sıra dışı doğa sporları yapan bu insanlara sonsuz saygı duyuyorum çünkü onlar bu yolla ruhlarının derinliklerine inmeye çalışıyorlar ve benim yaptığım iş de tam olarak bu.


Peki soğuğu hiç mi hissetmiyorsun?
Eğer kontrolünüzü tam sağlarsanız hissetmezsiniz. Sinir sisteminiz sinir uçlarınızı kontrol eder ve eğer yeteri kadar döpamin üretirseniz acı refleksini bastırabilirsiniz. İnsan vücudu bu tür, sınırları zorlayan durumlar için her zaman hazırdır ama onu kontrol etmeyi bilmelisiniz.

Aşırı soğuk nedeniyle yaralandığın oldu mu hiç?
Evet, bir defasında Lapland’de çıplak ayakla koşuyordum ve kan basıncımla ilgili bir problem yaşadım. Koşunun 18. kilometresinde dizden aşağısı adeta bir odun gibi oldu, hiçbir şey hissetmiyordum.

Doktorlar bana bacaklarımda kalıcı hasar oluştuğunu söylediler ve kullanmam için bir sürü hap verip dört ay sonra görüşmek üzere beni eve yolladılar. Dediklerinin hiçbirini yapmadım, o ilaçlardan hiçbirini kullanmadım. Yaralanan yerlerime sadece, ineklerin memesine sürülen özel bir yağdan sürdüm. Bir ay sonra tamamen iyileştim ve bu, yaşadığım ilk ve tek yaralanma vakasıydı.
Peki, çöl sıcağının nasıl üstesinden geldin?
Soğukla baş edebildiğime göre sıcağı da hallederim diye düşündüm. Soğuğa karşı koymakla sıcağa karşı koymak birbirinden çok farklı şeyler olamazdı. Bu iş için Namibya’ya gittim ve daha önce bu konuda hiçbir eğitim almamış olmama rağmen 37 derece sıcağın altında uzun bir maraton koştum. Koşu boyunca hiç su içmedim ve fizyolojistler bunun çok şaşırtıcı olduğunu söylediler.

Dehidrasyon olmadı mı?
Oldu tabii. Ama koşudan sonra biraz su ve birkaç bira içince bir şeyim kalmadı.


Sırada ne var?
20 kişilik bir ekiple, sadece bot ve şort giyerek 36 saatlik bir Kilimanjaro tırmanışı yapacağız. Amacımız bunu herkesin yapabileceğini göstermek.

Mesela ben de karın içinde çıplak olarak koşmak istiyorum. Ne yapmalıyım?
Bu işi yapmadan önce sıcak yerine soğuk bir duş alın. Eğer bunu düzenli olarak yaparsanız farkı hissedeceksiniz. Bir de, ihtiyaç duyduğunuzdan çok daha fazla nefes alın.


20 Ocak 2015 Salı

Dunyanin En Zorlu 7 Tirmanisi

Dünyanın En Zorlu 7 Tırmanışı

Macera mı arıyorsunuz? Zorlu zirvelere tırmanan usta dağcıların hikayelerine göz atmaya ne dersiniz?

 Tırmanma kariyeri yapmak, diğer spor dallarında kariyer yapmaya benzemez. Tırmanmada çok farklı ve zorlu bir yolda ilerlemek gerekir. İyi bir dağcı vizyon sahibi olur, kendine bir rota çizer ve her tırmanış ona yeni bir şeyler katar. Her zirve, bir sonraki zirve için bir hazırlıktır. Bazen bir sonraki zirveye tırmanmak yıllar alabilir. En zor zirveyi seçmek aslında çok zor bir iş çünkü, her dağ birbiriyle kıyaslanmayacak kadar farklıdır, eşsizdir. Ama biz biraz uğraştık ve bir liste çıkarmayı başardık. 

Geleneksel: Rhapsody E11 7a veya 8c+, Dumbarton Kayası, İskoçya, Dave MacLeod
2006 yılında, iki yıl süren bir rotanın son halkası olan Rhapsody’ye 70 günlük bir uğraştan sonra tırmanmayı başarmıştı. Dave MacLeod, 8c+ zorluk derecesine sahip, geleneksel E11 zirvelerinden biri olan Rhapsody’nin son 20 metresini tamamen malzemesiz tırmanmak zorundaydı.
MacLeod rota boyunca defalarca düşme tehlikesi atlatmış ve sayısız kere yaralanmıştı. Her şey bittikten sonra Rhapsody’de yaşadığı o günü şöyle anlattı: “Yaptığım iş çok tehlikeliydi. Tepeden aşağı yaklaşık 20 metre düştüm ve ipin ucunda çok tehlikeli bir açıyla sallanmaya başladım. Ayak bileğim burkuldu, bacağım çok kötü kesildi, sırtım ve baldırım ezildi. O tırmanıştan çok şey öğrendim”.
Alpin: Compressor Rotası, Cerra Torre, Patagonya, David Lama
Üç yıllık büyük bir çabadan sonra David Lama, hayallerini süsleyen bu büyük görev için kendini nihayet hazır hissediyordu. 2012 yılı geldiğinde David, kötü şöhrete sahip Cerro Torre’ye serbest tırmanış yapan ilk dağcı olmak istiyordu. 22 yaşındaki dağcı en sonunda partneri Peter Ortner ile Cerro Torre’ye 3.128 metrelik doğu yamacından tırmanmayı başardı.
Sportif: La Dura Dura, 9b+, Oliana, İspanya, Adam Ondra ve Chris Sharma
La Dura Dura, 2012 ve 2013 yılında sportif tırmanış disiplininde çok sözü edilen bir zirveydi ve hakkında, iki ünlü dağcının tırmanışını konu alan bir de film çekilmişti.







Chris Sharma kanca üzerindeki ipe bağlanmıştı ve Adam Ondra’yı denemesi için cesaretlendirmeye çalışıyordu. Ondra 9b+ zorluğundaki rotayı, 70 denemeden sonra ancak Şubat 2013’te tamamlayabildi. Altı hafta sonra Sharma da onu takip etti.


Buz: Wolverine (WI11), Helmcken Şelaleleri, British Columbia, Klemen Premrl ve Tim Emmett
Will Gadd, Helmcken Şelaleleri’ni keşfettikten ve bugüne kadar tırmandığı en müthiş buz kütlesi olarak duyurduktan sonra o ve Tim Emmett bu tırmanışı WI10 olarak derecelendirdiler. Bu derece, bugüne kadar gerçekleşmiş en zorlu buz tırmanışını ifade ediyordu çünkü dünyanın hiçbir yerinde WI8 ve WI9 dereceli bir buz kütlesi yoktu. Şubat 2012’de Tim Emmett ve partneri Klemen Premrl, Helmcken Şelaleleri'ne geri döndüler ve tırmanışın ardından WI11 olarak derecelendirdikleri yeni bir rotadan Wolverine’e tırmandılar.





Bouldering (Kısa Kaya Tırmanışı): Gioia, V16, Varazze, İtalya
Christian Core 2008’de Gioia’ya ilk kez tırmandığında ona 8c (V15) derecesinin verilmesini önermişti. 2011 yılında Adam Ondra, ona tırmanabilmek için 11 gün uğraştı ve sonunda o da Gioia için 8c+ derecesinde karar kıldı. Nalle Hukkataival ise Şubat 2014’te İtalya’ya giderek şansını denedi ve Gioia’nın bütün 8c’lerden çok daha zor bir parkur olduğunu ifade etti. Soru şu: Gioia gerçekten V16 mı?


Karışık: Demir Adam, M14+, Eptingen, İsviçre
Robert Jesper’ın M14+ zorluk dereceli Demir Adam’ı, Dünya üzerinde bilinen en zor karışık tırmanış parkuru. Demir Adam aynı zamanda “Karışık Tırmanış” isminin de nereden geldiğini anlamamıza yardımcı oluyor. Jesper ilk 40 metrelik hattı hiç buz olmayan bir rotada tırmandı ve ona karışık tırmanış ya da “tek malzemeli rota” adını verdi. İsmi ne olursa olsun, bu çok zor bir rota.




Dunyanın En Gorkemli 7 Kaya Duvari

Dünyanın En Görkemli 7 Kaya Duvarı

Tırmanış dünyasının sembolü haline gelen duvarlar ve onlara tırmanan maceracılarla tanışın.




 Hiçbir şey dev bir kaya duvarına tırmanmak kadar ilham verici olamaz. Bu tırmanışlar bazen günler, bazen de haftalar boyunca sürebilir. Yerden yüzlerce metre yüksekte, dümdüz bir duvarın üzerinde iple sallanmak, hatta hamak kurup uyumak, çok az bir suyla ve yiyecekle hayatta kalmaya çalışmak… Tırmanış dünyasının sembolü olan en görkemli yedi kaya duvarıyla tanışın. 


Asgard, Baffin Adası, Kanada

Yükseklik: 1,200m
Ulaşılabilirlik: 9
Zorluk: 7
Estetik güzellik: 7

Tırmanıştan bahsettiğimiz böyle bir listede Yosemite’nin yer almaması mümkün olamazdı. Tırmanışçılar tarafından adeta kutsal bir mekan olarak kabul edilen El Capitan, 1000 metrelik yüksekliği ile 1950’li yıllarda her şeyin başladığı yer.
Yakın zamanda Tommy Caldwell ve Kevin Jorgeson, El Capitan’a hiçbir tırmanış malzemesi kullanmadan sadece elle çıkmak için yaklaşık bir hafta harcadılar. Söylenenlere bakılırsa, şu sıralar parmak uçlarındaki derilerin tekrar yerine gelmesini bekliyorlar.

Yosemite, ABD

Yükseklik: 1,000m
Ulaşılabilirlik: 5
Zorluk: 9
Estetik güzellik: 7

Bond filmi seyredenler ve BASE meraklıları bu dağı hemen tanıyacaktır çünkü burası, ünlü dublör Rick Sylvester’ın 1976’da kayakla boşluğa atlayıp havada paraşütüyle birlikte İngiliz bayrağı açtığı yer.
2009 yılında Leo Houlding, Kuzey yamacından ilk defa serbest tırmanış yapmak için bir ekiple harekete geçti ve bu olay daha sonra sinemacı Alastair Lee’nin Asgard Project adlı filmine ilham verdi.


Tsaranoro, Madagaskar

Yükseklik: 400m
Ulaşılabilirlik: 7
Zorluk: 6
Estetik güzellik: 7

 
Madagaskar’daki Tsaranoro Dağı, Afrika’nın Yosemite’si olarak kabul ediliyor. 90’lı yılların başından itibaren bu dev granit kayalıklar sıkça ziyaret edilen bir seyahat noktası oldu. Kayalıklar genelde çok uzun değil ve 400 metre civarındaki bu parkurlarda gün boyu takılmak mümkün. “Tough Enough” adlı bir hat ise dünyanın en zor "çok eğimli" rotalarından biri olarak kabul ediliyor.


Trango Kuleleri, Pakistan

Yükseklik: 1,300m
Ulaşılabilirlik: 9
Zorluk: 10
Estetik güzellik: 9
İsmi kulağa bu kadar ürkütücü gelen başka bir dağ az bulunur. Trango Kuleleri dünya üzerindeki bilinen en zor duvar tırmanışı noktalarından biri. Hatta normal zorluk dereceleri ile tarif edilemeyecek kadar zor dersek Trango’yu ancak anlatırız.
Tırmanış 6000 metreden başlıyor ve Polonyalı dev duvar tırmanışçıları Marek Raganowicz and Marcin Tomaszewski bu zorlu parkuru ancak 20 günde tamamlayabilmişti.



Ultevanna, Queen Maud Land, Antartika

Yükseklik: 1,750m
Ulaşılabilirlik: 10
Zorluk: 8
Estetik güzellik: 10
Antartika’daki Ultevanna’yı görünce tırmanışçıların niye buraya aşık olduğunu daha iyi anlıyoruz. Beyaz bir çölün içinden pruvasını çıkartmış bir gemi gibi duran dev kaya, üzerine tırmanmak isteyenlere sonsuz fırsatlar sunuyor.
Normal şartlarda kaya tırmanışı en rahat çıplak elle yapılır. Peki ya -25 derecede? Burası bir tırmanışçı için oldukça rahatsız bir ortam. 2013 yılında Leo Houlding ve ekibi, Kuzey Doğu sırtından bir tırmanış gerçekleştirdiler ve tüm macerayı filme çektiler.


Le Petit Dru, Fransa

Yükseklik: 850m
Ulaşılabilirlik: 4
Zorluk: 8
Estetik güzellik: 7



Tırmanışın başlama noktasına varmak için asansör merkezinden birkaç saatlik bir dağ yürüyüşü yapmanız yetiyor. Fakat bu noktadan sonra Dru size gerçek yüzünü gösteriyor. Dağdaki en klasik rotalardan biri olan Bonatti Pilar’da 10 yıl kadar önce bir kaya kayması meydana geldi ve o günden beri hala kayalar düşebiliyor.
Dağ üzerinde birçok farklı rota var ama en cesaret kırıcı olan faktör, Chamonix vadisinin yardım noktalarına biraz uzak olması. Rotanıza girdiğiniz zaman tamamen tek başınıza olacaksınız.

Naranjo de Bulnes, İspanya

Yükseklik: 500m
Ulaşılabilirlik: 5
Zorluk: 9
Estetik güzellik: 8


Naranjo de Bulnes, Kuzey Batı İspanya’daki bir kireç taşı zirvesi. 2009 yılında İspanyol Eneko ve Iker Pou kardeşler, Orbayu rotasını kullanarak zirveye bugüne kadar yapılmış en zorlu tırmanışı yaptılar.
Zirveye düz bir hat üzerinde çıkmayan bu zorlu rota daha sonra dünyanın en zorlu tırmanış rotalarından biri olarak da kabul edildi.



19 Ocak 2015 Pazartesi

Yerden 150 Metre Yüksekte Hamak Keyfi

Yerden 150 Metre Yüksekte Hamak Keyfi!

Yerden 150 metre yukarıda, 56 metrekare genişliğinde bir oturma odanız olsun ister miydiniz?

Yerden 150 metre yukarıda, 56m2 bir oturma odam olsa diye düşündünüz mü hiç? Tabii odanın en yakın kara parçasından 70 metre uzakta olduğunu ve buraya sadece incecik ipler üzerinden yürüyerek ulaşılabildiğini de unutmayın. Moab – Utah’daki “Beşgen uzay ağı” projesinin temelinde aynen bu söylediklerimiz yatıyor.
Projenin arkasındaki isim ve işin finansörü olan tecrübeli slackline ("ip yürüyüşçüsü" diyelim) sporcusu Andy Lewis’e göre bu, dünyanın bu ebatlara sahip ilk uzay ağı projesi.

 “Buradaki asıl amacımız, Moab’da aynı anda bulunan iki topluluğu, yani BASE atlayıcıları ve slackline'cıları aynı noktada bir araya getirmekti. Bu projede benimle yer alan ve olaya inanılmaz heyecan katan dostum Daniel Moore ile çalışmak gerçekten onur vericiydi.” 
İlk plan, üzerinde 18-20 kişinin aynı anda durabileceği ve BASE atlayış (ve iniş) yapılabilecek bir ağ kurmakmış. Her ne kadar çılgınca bir fikir olsa da, denemeye değeceğini düşünmüşler. 
Bu iş için bir yığın malzeme kullanılmış. İlk önce toplamda 600 metreyi geçen 5 tane ip hattı çekilmiş. Ağ için ise 150 metre tırmanış ipi, ortadaki halka için 65 metre özel bir halat ve tamamı için toplam 5 km uzunluğunda paraşüt kordonu harcanmış. 
“Aslında 7 km uzunluğunda bir paracord kullanmayı hayal etmiştik ama buna zamanımız yetmeyecekti," diyor Andy. Ağı hazırlamak ve yukarı çekmek için onlarca insan üç tam gün çalışmış. Yardıma gelenlerden biri de daha önce İtalya'da iki kule arasında rekor denemesi yapan Hayley Ashburn'müş!  
 Ağ kurulduktan sonra (hepsi tamamen yasal, buraya çıkmak da öyle) asıl eğlence başlamış. Peki ağa çıkmayı nasıl başarmışlar dersiniz? 
Ağın üzerine çıkmak için en kolay yol havadan inmek, çünkü üzerine düşüldüğünde hamak yaklaşık 15 metre esneyebiliyor. Andy’ye göre ise buraya ip üzerinden yürüyerek gelmek dünyada sadece en iyi birkaç slackline sporcusunun başarabileceği bir iş.
Andy’nin adımları ip hattı için çok uygun

Dev hamak henüz birkaç haftadır orada ve yaklaşık 250 kişi üzerine çıkıp bu çılgın keyfin tadına vardı. Ağın ortasındaki delikten 200’den fazla BASE atlayış ve ağ üzerine de birkaç tane güvenli iniş gerçekleştirildi.
Eğlenceli kısmı bir yana, projeyi gerçekleştirmek pek de ucuz bir iş olmadı. Andy’nin söylediğine göre bu iş için 50 bin dolardan fazla para harcandı. “Fakat bütün bu uğraşa ve masrafa değdi. BASE atlayıcıları ipte yürüdü, ip yürüyüşçüleri BASE atlayış yaptı. Maob’da bir araya gelen bu insanlar unutulmaz günler yaşadılar,” diye anlatıyor Andy Lewis.



İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

bizi takip edin...